Translate

30 Kasım 2023 Perşembe

Lahana


Lahana, yeşil, kırmızı ve beyaz yapraklı dünyada en çok yetiştirilen sebzeler arasında yer almaktadır. Turpgiller sebzesi ailesine ait yuvarlak ve oval yapısıyla bilinir. Dış tabakası sert ve koyu yeşil, içi ise açık yeşil ve beyaza yakın yapraklardan oluşur. Yaygın olarak özellikle çiğ ve pişmiş şekilde salatalarda kullanılır. Antioksidan açısından zengin olan lahana, beyin fonksiyonlarını ve sindirimi iyileştirerek, kalp hastalıklarına ve cilt bozukluklarına karşı koruma görevi görür. Aynı zamanda kalori bakımından diyetlere de eklenebilen sebzeler arasında yer alır. 

Besin Değeri 
Lif bakımından yüksek lif oranına sahip olan lahana, polifenoller ve kükürt bileşikleri dahil olmak üzere güçlü antioksidanlar içermektedir. 
100 gr lahanada şu besin içerikleri bulunmaktadır: 
* Su: 92,18 
* Enerji: 25 
* Protein: 1,28 
* Karbonhidrat: 5,8 
* Kalsiyum: 40 mg 
* Magnezyum: 12 mg 
* Fosfor: 26 mg 
Ayrıca lahana, A vitamini, demir ve B2 gibi diğer mikro besinleri içermektedir. C vitamini açısından da yüksek olan lahana, görme kaybına karşı koruyarak kalp hastalıkları ve kanser türlerine karşı koruma sağlar. 

Lahananın faydaları 
Lahana, kalsiyum, magnezyum, potasyum, diyet lifi açısından zengin bir besindir. Tiamin, folat ve C vitamini içerdiğinden sağlığa birçok faydası bulunur. 

C vitamini açısından zengindir Vücut C vitamini üretemediğin dolayı, takviye olarak almak önemlidir. C vitamini, vücuda alınan gıdaların demiri emmesine destek olarak yaraların iyileşmesini sağlar. Kolajen de üreterek bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Lahana içeriğindeki C vitamini sayesinde hücrelere zarar veren virüslere saldırmaktadır. 

İyi bir lif kaynağı oluşturur Lahana, diyet lifi kaynağı olarak bilinir bu da kabızlığı hafifletmeye, kan şekerinin dengelenmesini sağlayarak sindirim sağlığını iyileştirmektedir. 

Kalp sağlığını iyileştirir Lahana, kan basıncını düşürmede etkili olup kalp hastalıkları riskini azaltan polifenoller içermektedir. Aynı zamanda kötü kolesterol seviyesini dengelemede etkili olabilmektedir. 

Kataraktı önlemede etkilidir Beta- karoten, göz sağlığı için özellikle yaşlanma döneminde oldukça önemli bir vitamindir. Lahana, beta karoten açısından zengin bir besin olduğundan göz sağlığını iyileştirerek, kataraktı önlemeye yardımcı olur. 

Lahana nasıl tüketilir? 
Lahana, sote halinde, kızartılarak, çiğ ya da fermente edilmiş şekilde tüketilebilmektedir. Çiğ lahana salatalarda sıklıkla kullanılır. Çorbalarda da lahana tercih edilebilir. Fermente hal, sağlıklı olduğundan günlük olarak yenebilmektedir. 

Yan etkileri nelerdir?  
Lahana gibi kükürt açısından zengin besin olduğunda şişkinlik ve gaza sebep olabilir. Emziren anne tükettiğinde bebekte gaz ve kolik gibi sorunları ortaya çıkarabilir. Bazı insanların lahana alerjisi olabilir. Brokoli gibi sebzelere karşı alerjisi olan kişilerin lahanaya alerjisi olması muhtemeldir. Lahananın içeriğindeki yüksek K vitamini, kan sulandırıcılara etki edebilir.

Kaynak: Memorial

29 Kasım 2023 Çarşamba

Hurma

 


Besin Değeri 
* Yağ: 0 gram 
* Lif: 0.6 gram 
* Şeker: 5 gram 
* Karbonhidrat: 6 gram 
* Protein: 0.2 gram 
* Sodyum: 0.2 mg 
* Potasyum: 53 mg 
* Magnezyum: 3.4 mg 
* Demir: 0.1 mg 
* Folat: 1.52 mcg 

Hurmanın Faydaları 
Son yıllarda sağlıklı beslenme önerileri arasında özellikle şekerin yerine geçen hurma, lifli yapısı ve sayısız faydası ile artık sadece Ramazan'da tüketilmiyor. Bağırsaklardan hafızaya kadar pek çok faydası olan hurma, B vitamini deposudur. Kansızlığa karşı direnç sağlarken enerji verir ve yorgunluğu azaltmaya yardımcıdır. 
Hurma, vücudumuz için gerekli C vitamini sayesinde de mikroplarla savaşır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. 
Hurma, lif oranın yüksek olması, midede uzun süre kalarak sindiriminin yavaş olmasını sağlar. Böylece kendinizi daha uzun süre tok hissederek, besin tüketimini azaltmış olursunuz. İçerdiği yüksek orandaki potasyum ve demir mineralleri de metabolizmayı hızlandırarak kilo verme sürecinde destek olur. 
Ancak 4 adet hurmanın 60 kalori olduğunu unutmayın. 

Cilt Yaralanmalarını İyileştirir Antioksidan içeriği hücrelerin yenilenmesini sağlar. Bu sayede dokusu yenilenen cilt daha genç bir görünüme kavuşur. B vitamininden de zengin olan hurma, bu özelliğiyle cilt üzerinde oluşan tahriş ve yaraların hızla iyileşmesinde yararlı olur. Cildin ihtiyacı olan nemi de sağlayarak daha elastik bir yapıya sahip olmasına katkıda bulunur. 

Hafızayı Güçlendirir A ve B vitamininden zengin olması ve içerdiği yüksek miktardaki magnezyum sayesinde hafızanın güçlenmesini destekler. Bu durum, özellikle yaşlılık ve çocukluk döneminde düzenli hurma tüketiminin hafıza güçlenmesinde faydası olabileceğini düşündürür. Son yapılan çalışmalarda, hurmada yüksek oranda bulunan A vitaminin bir türü olan betakarotenin düzenli olarak tüketilmesinin hafıza kaybının önlenmesinde faydalı olabileceği gösterilmiş. 

Kalp Sağlığını Destekler Tansiyonu dengeleyen ve kalp ritmini düzenleyen yaşamsal minerallerden biri olan potasyumdan zengin olan hurma, hiç kolesterol içermemesi nedeniyle kalp dostu besinler arasında yer alır. Güçlü bir antioksidan olması sayesinde kalbi zararlı bakterilerden ve mikroplardan koruyarak, damar tıkanıklıkları riskini düşürür. 

Hurma, Mikroplarla Savaşır İçeriğindeki A ve C vitamini sayesinde vücudun zararlı bakterilerden ve mikroplardan temizlenmesine yardımcı olan güçlü bir antioksidan. Yüksek besin değerinin yanında, bağışıklık sistemini güçlendiren selenyumdan da zengin olması antioksidan etkisini artırır. Ayrıca içerdiği yüksek orandaki magnezyum sayesinde vücutta oluşabilecek enfeksiyonların riskini düşürür. 

Yüksek Lifle Güçlü Bağırsaklar 100 gramında 6,7 gram lif içeren hurma, yüksek lifli meyvelerin başında geliyor. Lifli yiyeceklerden zengin beslenmek de bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesinde etkilidir. Sindirim sisteminin düzenlenmesi de hemoroit, kolon kanseri ve kolit gibi sindirim sistemi hastalıkları riskini azaltır. 

Kansızlık Riskini Düşürür Hurmanın düzenli tüketimi, kansızlık riskini de düşürür. İçeriğindeki demir, kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini artırır. Bu sayede kansızlık riskini düşürür ve demir eksikliğiyle ilgili tedavi gören kişilerde de tedavi sürecini hızlandırır. İçerdiği demirin yanı sıra kırmızı kan hücrelerinin üretimini artıran B2 ve B3 vitaminleri de bolca bulunur. Demir eksikliği yaşayan kişilerin günlük 4 adet hurma tüketmeleri önerilir. 

Kemik Erimesine Karşı Kalsiyum ve fosfattan zengin olan hurma güçlü kemik oluşumu sağlar. Kemik yumuşaması, kemik erimesi gibi çeşitli vitamin ve minerallerin eksikliklerinden dolayı gelişebilecek kemik hastalıklarının önlenmesinde etkili olur. 

Gözleri Güçlendirir Gözlerimizin dostu olan beta karotenden zengin bir besin. Beta karoten gözlerin daha sağlıklı olmasını sağlayarak gece körlüğü gibi rahatsızlıkların oluşum riskini azaltır. Bir diğer yönden de katarakt oluşumunu geciktirir. 

Strese Karşı Hurma Tüketin Hurma günümüzde sıkça karşılaşılan stres ve stres tabanlı hastalıkların önlenmesinde de fayda sağlar. Yapılan çalışmalar hurmada yüksek miktarda bulunan B6 vitamini ve magnezyumun sinir sistemini güçlendirdiğini göstermiş. Bu içeriğiyle çağımızın önemli sorunlarından olan depresyonun önlenmesinde ve tedavi sürecinde de destek olur. Hurma, Yorgunluğa İyi Gelir Yüksek miktarda enerji içeren hurma gün içinde ihtiyaç duyulan enerjinin bir kısmını karşılamanın kolay yolu olarak değerlendirilebilir. Hurmadaki yüksek enerji miktarı kilo sorunu yaşayan kişilerin kilo almasını kolaylaştırır. Gelişme çağındaki çocuklar için de hurma sağlıklı bir enerji kaynağıdır. 

Enfeksiyonlara Karşı Hurmanın içerisindeki selenyum ve C vitamini vücudumuzdaki mikropları yok etmede etkilidir. Selenyum ve C vitamini mikropları öldürürken hurmadaki magnezyum ise olası enfeksiyonların önüne geçer. 

Hamilelik döneminde kararında hurma tüketmenin birçok faydası bulunur. Hurmadaki folik asit anne karnındaki bebeğin beyin gelişimine katkıda bulunur. Hamilelikte hurma tüketmenin anne adayına da olumlu katkıları var. Hurmanın rahim açıklığını artırmak ve doğuma kolay başlamak bu katkılar arasında yer alır. Bunun dışında hurma tüketimi doğum başladıktan sonraki çocuğun dünyaya gelme sürecini kısaltarak anne adayının rahat bir doğum yapmasına katkıda bulunur. 

Ramazan’ın simgelerinden hurma, kimileri için tatlı bir atıştırmalık, kimileri için oruç açılan bir besin. Ancak hurmanın sadece Ramazan’da değil, yılın her günü sofralarımızda bulunması gerekir. Potasyum, sodyum, magnezyum ve kalsiyum olmak üzere pek çok mineral ve vitamin içeren hurma, sağlıklı bir atıştırmalık. 100 gram hurma ortalama 277 kalori içerir. 4 adet hurma, 1 porsiyon meyve ile eşdeğer olup ortalama 60 kaloridir. Her ne kadar vitamin ve minerallerden zengin olsa da hurmayı da bu nedenle kontrollü tüketmek gerekir.

Kaynak: Acıbadem

28 Kasım 2023 Salı

Brokoli

 

Besin değeri bakımından oldukça zengin bir kış sebzesi olan brokoli, kalori oranın düşük seviyelerde olması nedeniyle diyet sofralarının da vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. İçerdiği sülforafan sayesinde kansere karşı koruyuculuk sağladığı bilinen brokoli, yoğun lif içeriği ile sindirim sistemini de düzenleyebiliyor. Yüksek oranda K vitamini içeren brokolinin kemik, saç ve cilt sağlığı için de önemli faydaları bulunuyor.
Besin Değeri 
Yüksek lif oranına sahip brokoli A ve C vitamininin yanı sıra potasyum, kalsiyum ve demir oranından zengin olan sağlıklı bir kış sebzesidir. 100 gram brokolinin besin değeri şu şekilde sıralanabilir; 

* Kalori: 26 kcal Günlük Değer: %1.3 
* Lif: 3.0 g Günlük Değer: %12.0 
* Karbonhidrat: 2.5 g Günlük Değer: %0.8 
* Protein: 3.3 g Günlük Değer: %6.6 
* Yağ: 0.2 g Günlük Değer: %0.3 
* Kolesterol: 0.0 mg Günlük Değer: %0.0 
* A Vitamini: 143.0 mg Günlük Değer: %2.9 
* C Vitamini: 115.0 mg Günlük Değer: %191.7 
* Potasyum: 373.0 mg Günlük Değer: %10.7 
* Kalsiyum: 105.0 mg Günlük Değer: %10.5 
* Demir: 1.3 mg Günlük Değer: %7.2 

Faydaları nelerdir? 
Yüksek oranda sülforafan barındırmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar sülforafan içeren besinlerin tüketilmesinin kansere karşı önleyici olduğunu ortaya koymaktadır. 
İçerisinde yoğun lif olması sindirim sistemi için oldukça faydalıdır. Lifli gıdaların beslenme düzeninde bolca tüketilmesi, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için gereklidir. Düzenli şekilde lifli gıdaların tüketilmesi, kilo kontrolü bakımından da önemlidir. 
Brokoli içerisinde bulunan lutein ve zeaksantin göz sağlığına karşı koruma sağlar. Zeaksantin;  gözü besleyerek dış etkilerin olumsuzluğundan korurken görmeyi güçlendirir. Antioksidan görevi de gören Lutein ise özellikle gözdeki sarı noktayı besler. 
Brokoli içerisinde K vitamini taşımaktadır. K vitamini kemik yoğunluğunu destekleyerek, sağlam kemik dokusunun oluşmasına olanak sağlar. İçerisinde K vitamini bulunan brokolinin tüketilmesi kemik sağlığı bakımından önemlidir. 
B vitamini içeren brokoli saç sağlığı bakımından da önemli bir besindir. Hücre yenilenmesinde görev yapan B vitamini saç köklerinin güçlenmesini ve saç hücrelerinin yenilenmesini sağlamaktadır. 
A ve C vitamini içeren brokoli aynı zamanda antioksidan özelliğinden dolayı vücut direncini artırmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendiren brokoli özellikle kış hastalıklarına karşı iyi bir kalkan görevini görmektedir. 
Brokoli içerisinde bulunan çözünebilir lif sayesinde kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Brokoli kalp sağlığını korur. Yüksek lif içeriğinin yanı sıra brokolide kalp sağlığı için gerekli vitaminler de bulunmaktadır. Kan basıncının düzenlenmesinde yardımcı olur. Brokolide bulunan potasyum kan damarlarındaki gerginliğin azaltılmasını sağlayarak kan akışını kolaylaştırır. 
Brokoli içerisinde bol miktarda krom bulunması kan şekerine iyi gelir. 
Brokoli cilt sağlığını korur. 

Nasıl tüketilmelidir? 
Brokoli sebzesi pişirilerek tüketilebildiği gibi, çiğ olarak da beslenme düzenine eklenebilir. Pişirme yöntemi olarak haşlama ve buharda pişirme tercih edilebilir. Ancak brokolinin besin değerini kaybetmemesi için buharda pişirilmesi önerilmektedir. 

Haşlamadan önce yıkanır mı? 
Brokoli sebzesini tüketilmeden önce yıkanabilir. Bir kap içine su doldurulur. Az miktarda sirke ilave edilen suda brokoli yaklaşık olarak 10 dakika boyunca bekletilir. Sonrasında ise brokoli temiz su ile iyice durulanmalıdır. Bu yöntemi ile brokolinin daha iyi temizlenmesi ve mikroplardan daha iyi arınması sağlanabilir. 

Zayıflatır mı? Sağlık açısından tüketiminin sayısız faydası olan brokoli, tokluk hissi vermesi bakımından da diyet listelerinde tercih edilebilmektedir. Kalori açısından oldukça düşük olan ve içerisinde bulundurduğu besin değerleri bakımından zengin olan brokoli bol miktarda lif bulundurması sayesinde uzun süreli tokluk hissi sağlamaktadır. 

Brokoli suyunun faydaları nelerdir? Brokolinin sağlık açısından faydalarını brokoli suyunu tüketerek de elde etmek mümkündür. Brokoli suyu buharda pişmiş brokoli sebzesi ile aynı faydayı sağlar. 

Bebeklere brokoli çorbası verilebilir mi? Bebeklerin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi önerilmektedir. 6 aydan sonra bebeklerde ek gıdalara geçiş yapılır. Brokoli çorbası içerisinde bulundurduğu zengin besin değerleri sayesinde bebekler için ideal bir ek gıda olabilmektedir.

Kaynak: Memorial

24 Kasım 2023 Cuma

Bezelye

 

Baklagiller gıda grubu arasında yer alan bezelye, protein kaynağı olarak bilinmektedir. Baklagiller, içerisinde fasulye ve tohum bulunan bakla üreten bitkiler olarak tanımlanır. Bezelye, protein kaynağı olmasının yanında kalp ve bağırsak sağlığı için oldukça faydalıdır. En yaygın türleri arasında yeşil bezelye, börülce, kar bezelye bulunmaktadır. Kan şekeri dengeleyici olarak da bilinen bezelye, dünya çapında yetiştirilebilmektedir. 

Besin Değeri 
Yeşil bezelye, yuvarlak baklaların içinde büyümektedir. İçinde bulunan bezelyeler tatlı ve nişastalıdır. 80g pişmiş bezelye şunları içermektedir: 
* 63 kcal 
* Protein 5,4 gr
* Yağ 1,3 gr 
* Karbonhidrat 8 gr
* Lif 4.5 gr 
* Potasyum 184 mg 
* Fosfor104 mg 
* Demir1,2 mg 
* C Vitamini 13 mg 

Taze ve donmuş bezelye arasında farklar bulunmaktadır. Kişilerin beslenme rutinine ekleyebileceği çeşitli bezelye türleri bulunur. Çeşidine bağlı olarak, çiğ veya pişmiş olarak çorba, güveç veya salatada tüketilebilmektedir. 

Bezelye türleri: Baklalardaki olgunlaşmamış bezelye için beslenme verileri farklı olabilmektedir. Olgun bezelye sadece daha uzun süre büyüyen bezelyelerdir. Olgunlaşmamış bir bezelyenin ne zaman olgunlaşacağı çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. 

Yeşil bezelye (taze bezelye) 1 su bardağı (160 gr) pişmiş yeşil bezelye şunları içermektedir: 
* Kalori 134 
* Protein 8.6 gr 
* Karbonhidratlar 25 gr 
* Diyet lifi: 8,8 gr 
* Şekerler: 9,5 gr 
* Yağ: 0,4 gr 
Yeşil bezelye, kolesterol, doymuş yağ ve tuz bakımından düşüktür. A vitamini, B6 vitamini, folat ve magnezyum açısından zengindir. 

Kar bezelyesi (şekerli bezelye) 1 su bardağı (160 gr) çırpılmış şeker veya kar, bezelye için aşağıdaki besin değerlerini içerebilir: 
* Kalori 67 
* Protein 5,2 gr 
* Karbonhidrat 11,3 gr 
* Diyet lifi 4,5 g 
* Şekerler 6,4 gr 
* Yağ 0,4 gr 
Kar bezelye, riboflavin , B6 vitamini, folat, magnezyum ve potasyum kaynağı olarak bilinmektedir. Aynı zamanda A, C, K, tiamin ve demir vitamini kaynağıdır. 

Börülce 1 su bardağı (185 gr) donmuş börülce için aşağıdaki besin değerlerini içermektedir: 
* Kalori 278 
* Protein 15,2 gr 
* Karbonhidratlar 42,6 gr 
* Diyet lifi 11,5 g 
* Şekerler 8 gr 
* Yağ 5,88 gr 
Börülce, bezelyenin diğer türleri gibi tuz, yağ ve kolesterol bakımından düşüktür. Tiamin, demir ve magnezyum kaynağı olarak bilinmektedir. Ayrıca kaliteli bir lif, folat ve manganez içerir. 

Bezelyenin sağlığa faydaları 
Bezelye, sık tüketilen besinler arasında yer almaktadır. Oldukça besleyici olan bezelye, lif ve antioksidan içermektedir, protein kaynağı içeriğindeki yüksek lif oranı ve protein sebebiyle doyurucu bir besin olan bezelye, vücuttaki iştahı azaltan hormonların seviyelerini artırmaktadır. Protein, lifle birlikte çalışarak, tokluk hissini artırmaktadır. Doğru miktarda protein ve lif tüketimi, iştahı kontrol altında tutmayı sağlayarak kalori miktarını azaltabilir. Aynı zamanda protein tüketmek, kas gücünü ve kemik sağlığını geliştirmek için oldukça önemlidir. 
Bezelye sindirimi destekler Yeşil bezelye, içeriğindeki lif sayesinde sağlığa birçok faydası bulunmaktadır. Lif bağırsaktaki iyi bakterileri besleyerek sindirimin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar. Bu durum aynı zamanda inflamatuvar bağırsak hastalığı, irritabl bağırsak sendromu ve kolon kanseri gibi birkaç yaygın gastrointestinal hastalığı geliştirme riskini azaltabilir. 
Bezelye kalbi korur Bezelye, magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi kalp dostu mineraller içererek, kalbi koruyucu karotenoidler ve flavonoller gibi bitkisel besinler içerebilir. Kolesterol seviyelerini, özellikle LDL kolesterolü (kötü kolesterol) yönetmemize yardımcı olmaktadır. 
Kan şekeri seviyelerini düzenler Bezelye tüketmek, yemekten sonra kan şekeri seviyelerinin hızla yükselmesini engeller. Bu durum diyabetin kontrol altında tutulmasına yardımcı olur. Yeşil bezelyenin düşük glisemik indeks (GI) sıralaması, kan şekerinizi yükseltme olasılığı düşük olduğundan bezelyeleri diyabetik dostu bir gıda haline getirir. Bezelye, K, A ve C vitaminlerine ek olarak magnezyum ve B vitaminlerini de sağlamaktadır. 

Kaynak: Memorial

23 Kasım 2023 Perşembe

Ceviz

 

Ceviz ağacından elde edilen tek tohumlu sert ve yuvarlak meyveler olarak tüketilen ceviz, insan sağlığına sayısız fayda sunar. Ceviz faydalarının en başında, yapısının beyine benzemesinden dolayı beyin sağlığı bulunur. Beyin sağlığına katkı sunarak hafızayı güçlendirme etkisi bulunan ceviz aynı zamanda kalp sağlığını korur, omega-3 yağ asitleri ve antioksidan içermesiyle yüksek oranda vitamin ve mineral sağlar. Kanser savaşçısı olmasıyla bilinen ceviz kilo kontrolü sağlar, aynı zamanda diyabet tedavisinde de tüketilebilir. 

Besin Değeri 
Yaklaşık 7-8 adet olarak kabul edilen bir porsiyon cevizin besin değeri şöyledir: 
* Kalori 185 
* Yağ (çoğunlukla sağlıklı, doymamış yağ )18 gram 
* Lif 2 gram 
* Karbonhidrat4 gram 
* Protein 4 gram 
* Şeker 0.7 gram 

Faydaları Nelerdir? Cevizin en çok fayda sağladığı organlardan biri beyindir. Beyin sağlığını koruyarak hafızayı güçlendirici etkisi bulunan ceviz diğer yandan kalp sağlığını korumasıyla da bilinir. Yüksek oranda antioksidan içeren ceviz, vücuda vitamin ve mineral katkısında bulunur. Diyabetle mücadelede etkili olan ceviz aynı zamanda kanser hücrelere savaşmasıyla da bilinir. Cevizin kilo kontrolü üstünde de olumlu etkisi vardır. 

* Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir 
* Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir 
* Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur 
* Bağırsak sağlığını destekler Kanser riskini azaltabilir 
* Sperm kalitesini artırabilir 
* Yüksek vitamin ve mineral desteği sağlar 
* Depresyona karşı etkilidir 
* Uykuyu düzenlemeye yardım eder 
* Vücuttaki inflamasyonu azaltır 
* Diyabet riskini düşürür 
* Kilo kontrolünü sağlamaya yardımcı olur 
* Kan basıncını düşürür Sağlıklı bir şekilde yaşlanmayı destekler 
* Cilt sağlığını korur 

Beyin sağlığını korur, hafızayı güçlendirir Cevizdeki omega-3 yağ aistleri ve yüksek antioksidanlar beynin daha işlevsel bir şekilde çalışması için olumlu katkı sağlar. Sağlıklı yağ asitleri, antioksidanlar, polifenoller ve E vitamini beyindeki inflamasyonu ve oksidatif hasarı azaltıp önleyerek özellikle hafıza problemlerini gidermede etkilidir ve Alzheimer hastalığına yakalanma riskini azaltır. 

Omega-3 yağ asitleri ve antioksidan açısından zengindir Antioksidan ve omega-3 gibi sağlıklı yağlar da dahil olmak üzere birçok besin maddesine sahip olan ceviz, bu sebeple yüksek oranda vitamin ve mineral desteği sağlayarak daha sağlıklı bir vücut yapısına ulaşılmasını destekler. 

Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur Ceviz ve ceviz yağındaki yağların birçoğu, alfa-linolenik asit adı verilen omega-3 yağ asidi içerir. Bu yağ grubu, günlük beslenmenin bir parçası olarak tüketildiğinde kalp hastalığı riskini azalttığı görülmüştür. Yapılan çalışmalar, omega-3'lerin kolesterol seviyelerini düşürerek atardamarların temiz kalmasına ve düzgün çalışmasına yardımcı olduğunu ortaya koymuştur.

Bağırsak sağlığını destekler Ceviz, sindirim sistemindeki mikroorganizmalardan oluşan bağırsak mikrobiyomunu olumlu etkileyerek bağırsak sağlığına katkı sunar. Yaklaşık sekiz hafta boyunca her gün ceviz yemek, bağırsak sağlığında önemli bileşenler olan probiyotik ve bütirik asit üreten bakteri türlerini önemli ölçüde artırabilir. 

Kanser riskini azaltabilir Güçlü antioksidanlar olan polifenol içermesi sebebiyle ceviz tüketmek özellikle meme kanseri, kolon kanseri ve prostat kanseri riskini azaltabilir. 

Sperm canlılığını artırıcı etkisi vardır Ceviz, sperm zarlarındaki oksidatif hasarı azaltarak sperm kalitesinin artmasına katkı sağlayabilir ve erkek doğurganlığını artırıcı etkisi bulunur. 

Depresyona karşı etkilidir Yetersiz miktarda omega-3 yağ asitlerinin (ceviz ve diğer bazı yiyeceklerde bulunan) hiperaktivite, sinirlilik ve öfke nöbetlerine neden olabileceği düşünülür. Ceviz tüketerek vücuda alınacak yüksek oradan omega-3 yağ asitleriyle birlikte depresyonun etkilerini azaltabileceği kabul edilir. 

Uykuları iyileştirir Ceviz, uykuları düzenlemeye ve tetiklemeye destek olan ve melatonin olarak bilinen hormonu üretir. Ceviz tüketerek melatonin hormonu üretimine katkı sağlar ve uykusuzluk şikayetlerini azaltabilirsiniz. 

Vücuttaki inflamasyonu azaltır Cevizde bulunan polifenolik bileşikler ve fitokimyasal maddeler vücuttaki iltihaplanmanın etkilerini azaltarak kardiyovasküler ve kanser hastalıkları dahil olmak üzere birçok hastalık riskini azaltıcı etkisi bulunur. 

Diyabet riskini düşürür Cevizdeki karbonhidrat oranı düşüktür ve çoklu doymamış yağ, lif ve protein içerir. Bu üç besin, kişideki tokluk hissini artırarak kan şekerinin çok hızlı yükselmesini önler. Cevizi diyetinize dahil ederek diyabete yakalanma riskini azaltabilirsiniz. 

Kilo kontrolü yapar Tokluk hissini artırıcı etkisi bulunan ceviz, zengin protein ve lif kaynağıyla sağlıklı bir atıştırmalık olarak kabul edilir. Tokluk hissini artırıcı özelliği sayesinde de kilo alımını sınırlar ve kilo kontrolü yapar ancak aşırı tüketimi kilo artışına sebebiyet verebilir. 

Kan basıncını düşürücü etki yapar Sağlıklı bir atıştırmalık olarak bilinen ceviz, yüksek tansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürücü etki yapabilir. 

Cilt sağlığını koruyucu etkisi vardır Cevizdeki E ve F vitamini, cildin zararlı serbest radikallerden korunmasına yardımcı olur ve kırışıklıklarla birlikte kuru cildin önlenmesine de yardımcı olur. 

Nasıl Tüketilmeli? Çiğ ve kavrulmuş cevizde neredeyse aynı miktarda kalori, protein, yağ, karbonhidrat ve lif içerir. Çiğ ve uygun koşullarda kurutulmuş kuruyemiş arasındaki besin değeri farkları minimum düzeydedir. Ancak cevizi çiğ olarak tüketmek her zaman daha sağlıklıdır. 

Yan Etkileri Nelerdir? Aşırı ceviz tüketimi kilo alımına neden olmasıyla birlikte bazı kişilerde böbrek taşına da sebebiyet verebilir. Bununla birlikte kimi bireylerde alerjik reaksiyonlara sebep olabilen kuruyemişler arasında yer alan ceviz tüketimi için doktorunuza danışmanız gerekebilir. 

Kaç kaloridir? Yapılan araştırmalarda cevizin açlık hissini azalttığı ve iştahı önlemeye yardımcı olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı yağ oranının yüksek olması nedeniyle cevizin 100 gramında yaklaşık 674 kalori vardır. Sağlıklı bir şekilde kilo kaybetmek ve öncelikle kaloriye odaklanmak için ceviz tüketirken son derece dikkatli olunmalıdır. Günde 8 tam cevizden fazlası tüketilmemelidir. 

Ne Kadar Tüketilmeli? Özellikle sağlıklı bir kalp ve beyin sağlığı için günde 7-10 adet arası ceviz tüketilebilir. 

Kaynak: Memorial

22 Kasım 2023 Çarşamba

Yüksek Tansiyon İçin Plank ve Duvar Squatı

Yapılan yeni bir araştırmaya göre vücudu güçlendirmek için yapılan plank ve duvar squatı gibi hareketler, tansiyonu düşürmek için yapılabilecek en iyi egzersiz yöntemi.

İngiliz Spor Tıbbı Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre şimdiye kadarki yönlendirmeler genelde yürüme, koşma ve bisiklet gibi aktiviteler üzerinde duruyordu; ancak araştırmacılara göre şimdi bunun değiştirilmesi gerekecek. 
16 bin kişinin katıldığı araştırmaya göre bütün egzersizler tansiyonu düşürmekte önemli bir rol oynuyor. Ancak duvarda yapılan squat ve plank gibi hareketler aerobikten daha çok etkili. 


Kasların ya da eklemlerin hareket etmeden kasılmasını sağlayan bu izometrik egzersizler vücudu güçlendirmek için tasarlanmış hareketler. Dirseklerin omuzların altında kaldığı, bacakların arkada gerildiği plank egzersizi karın bölgesinin çalışmasını sağlıyor. 

Duvar squatı ise ayakları duvardan 60 cm öteye konumlandırarak sırtı duvara yaslamayı ve kalçayı yere paralel tutmayı öngörüyor. 



Araştırmanın yazarlarından Dr. Jamie O'Driscoll, izometrik egzersizlerde kasların iki dakika boyunca kasıldığını, daha sonra serbest bırakılınca da kanın hızlı bir şekilde harekete geçtiğini, nefes alınması unutulmazsa kan akışının artırıldığını açıkladı. 
Yüksek tansiyon, damarları, kalbi ve diğer organları zorlayarak kalp krizi ve felç gibi risklerin artmasına yol açıyor. Tedavi ise genelde ilaçla oluyor; ancak hastalara aynı zamanda sağlıklı yemek, alkolü azaltmak, sigarayı bırakmak ve düzenli spor yapmak tavsiye ediliyor.

Kaynak: BBC

21 Kasım 2023 Salı

Kırmızı Lahana

 

Kırmızı Lahana yüksek miktarda C vitamini, K vitamini, lif ve antioksidanlar içerir. Ayrıca, düşük kalorili bir sebze olduğu için kilo verme diyetlerinde sıkça tercih edilir. Kırmızı lahana, yemeklerde kullanılabileceği gibi, çiğ olarak da tüketilebilir. Çiğ kırmızı lahana salataların vazgeçilmez bir malzemesidir ve özellikle diyet yapanlar için ideal bir seçenektir. 
Kırmızı lahana sağlık açısından birçok faydası olan bir sebzedir. İçeriğindeki yüksek miktarda C vitamini, antioksidanlar, fitokimyasallar ve lifler, kırmızı lahananın pek çok hastalığa karşı koruyucu özellikleri olduğunu göstermektedir. 
Kırmızı lahananın en önemli faydalarından biri bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olan C vitamini içeriğidir. C vitamini, vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına ve hastalıklara karşı direncinin artmasına yardımcı olur. 
Ayrıca kırmızı lahana antioksidanlar açısından da zengin bir kaynaktır. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerin zararlı etkilerini önleyerek hücrelere zarar vermesini engeller ve kanser riskini azaltır. 
Göz sağlığına faydalıdır. İçeriğindeki lutein ve zeaksantin gibi karotenoidler, gözlerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi göz hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. 
Anti-inflamatuar özellikleri sayesinde eklem iltihaplanmalarının azaltılmasına da yardımcı olur. İçeriğindeki yüksek miktarda lifler de sindirim sağlığına faydalıdır ve kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesine yardımcı olur. 

Faydaları: 
C vitamini açısından zengin olduğundan, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu enfeksiyonlara karşı korur. 
Antioksidanlar açısından zengin olduğundan kanser riskini azaltır. Özellikle mide kanseri riskini azalttığı gözlemlenmiştir. 
Lif açısından zengin bir sebze olduğundan kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Lif, kolesterol seviyesini düşürerek kalp hastalığı riskini azaltır. 
A vitamini açısından zengin bir sebzedir ve bu vitamin göz sağlığını korumaya yardımcı olur. A vitamini eksikliği, katarakt gibi göz hastalıklarına neden olabilir. 
Lif açısından zengin bir sebze olduğundan sindirimi düzenleyerek kabızlık gibi sindirim sorunlarını önler. 
K vitamini açısından zengin bir sebze olduğundan kemik sağlığını korumaya yardımcı olur. K vitamini, kemikleri güçlendiren proteinlerin üretimini artırır. 
Antioksidanlar açısından zengin olduğundan vücudun iltihaplanma ile mücadelesine yardımcı olur. 

Kırmızı lahanada hangi vitaminler var? 
C vitamini: Kırmızı lahana C vitamini açısından zengin bir kaynaktır. Bu vitamin, vücudun bağışıklık sistemini desteklemeye, cilt sağlığını korumaya ve hücrelerin normal işlevlerini sürdürmesine yardımcı olur. 
K vitamini: Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan K vitamini açısından da zengindir. Bu vitamin ayrıca kemik sağlığı için önemlidir. 
Lif: Lif açısından zengin bir sebzedir. Lif, sindirim sistemi sağlığı için önemlidir ve tokluk hissi vererek kilo kontrolüne yardımcı olur. 
Folik asit: Folik asit açısından zengin bir kaynaktır. Bu vitamin, fetal beyin gelişimi ve doğum kusurlarını önlemede önemlidir. 
Magnezyum: Magnezyum açısından zengin bir sebzedir. Bu mineral, kemik sağlığı, kalp sağlığı ve sinir sistemi fonksiyonları için önemlidir. 
Potasyum: Potasyum açısından da zengin bir kaynaktır. Bu mineral, kan basıncının kontrolünde ve kalp sağlığı için önemlidir. 
Demir: Demir açısından zengin bir kaynaktır. Bu mineral, vücuttaki oksijen taşıma kapasitesini artırır ve anemi riskini azaltır. 
Kalsiyum: Kalsiyum açısından da zengin bir sebzedir. Bu mineral, kemik sağlığı için önemlidir. 

Kırmızı lahana nasıl yenmeli?  
Çiğ olarak tüketin: Çiğ olarak tüketildiğinde antioksidanlar ve C vitamini bakımından zengin kalır. Kırmızı lahana, taze ve gevrek kıvamıyla salatalara eklenerek, yemeklere garnitür olarak veya sandviçlerde kullanılarak tüketilebilir. 
Pişirin: Sote, çorba veya yemeklerde kullanılarak pişirilebilir. Ancak, uzun süre pişirilirse, besin değerleri azalabilir, bu nedenle kısa süreli pişirme önerilir. 
Turşu yapın: Turşu yapımında kullanılabilecek bir sebzedir. Turşusu, salatalarda veya sandviçlerde kullanılabilir. 
Suyunu için: Antioksidanlar ve diğer besinler açısından zengin bir içecektir. Kırmızı lahana suyu, yemek tarifleriyle karıştırılarak da tüketilebilir. 
Smoothie'ye ekleyin: Smoothie'lerde veya meyve sularında kullanılarak besleyici bir içecek haline getirilebilir.

Kaynak: Mynet

20 Kasım 2023 Pazartesi

Nar

 

Ana vatanının Batı'dan Orta Asya'ya kadar olduğu varsayılmaktadır. Nar Akdeniz bölgesinde de yetiştirilmektedir. 
Nar içeriğinde potasyum, kalsiyum ve demir minerallerinin yanı sıra A, C vitamini ,K, B vitaminleri ve folik asit de bulunur. Yüksek polifenol içeriğinden de bahsetmek gerekir. Polifenoller ikincil bitki pigmentleridir. Nar antioksidan içeriği en yüksek meyveler arasında yer almaktadır. Nar meyve ve meyve suyu kullanımlarının yanında, nar çiçeği, nar kabuğu, nar çekirdeği yağı, nar sirkesi ve nar ekşisi olarak gıda ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. 

100 gram narın besin değerleri aşağıdaki gibidir; 
* Enerji Kalori 83 (kcal) 
* Karbonhidrat 19 (g) 
* Şeker 13 (g) 

Mineraller (mg) 
* Potasyum 220 (mg) 
* Fosfor 36 (mg) 
* Kalsiyum 10 (mg) 
* Magnezyum 12 (mg) 
* Demir 0,5 (mg) 
* Çinko 0,35 (mg) 

Vitaminler 
* Beta karoten 40 (mcg) 
* Folat 38 (mcg) 
* K vitamini (16 mcg) 
* C vitamini 10 (mg) 
* E vitamini 0,6 (mg) 
* B1 Vitamini 0.05 (mg) 
* B2 vitamini 0.02 (mg) 
* B6 Vitamini 0.08 (mg) 

Narın faydaları nelerdir? Vücuttaki enfeksiyonlara karşı etkili olma, kanser, diyabet, kalp gibi kronik hastalıklara karşı savaşmak ve bağışıklığı güçlendirmek doğal bir antioksidan olan narın faydaları arasındadır. 
Bunun yanında hücreleri serbest radikallere karşı da koruyan narın faydaları şöyle sıralanır: 
Nar kanser türlerine karşı korumaya yardımcı polifenol ve antioksidan kaynağıdır 
Antiviral, antioksidan ve antinflamatuar özelliklere sahiptir. 
Nar suyu kalp ve damar hastalıkları riskini azaltabilir 
Hafızayı güçlendirir İdrar yolları sorunları ve prostat kanserine karşı önleyicidir. 
Kan basıncını ve tansiyonu düzenlemeye yardım eder Artrit semptomlarını azaltır. 
Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. 
Hormonal açıdan dengeleyici görevi görür. 
Cildi güzelleştirir ve yaşlılık belirtileri azaltır. 

Kanser türlerine karşı korumaya yardımcı olur. Narın içerdiği polifenoller antioksidanlar olarak işlev görmektedir. Bu antioksidanların prostat, mide kanseri, kolon, akciğer ve meme kanseri üzerinde olumlu etkileri olduğu çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir. 

Antiviral ve antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere sahiptir Nar A, C ve E vitaminleri açısından zengin olan bu meyve, aynı zamanda antiviral ve antioksidan ve antiinflamatuar özelliklere de sahiptir. Nar, çinko, fosfor, magnezyum ve demir bileşikleri açısından zengin ve tıbbi özelliklere sahip bir meyvedir. Ancak şeker içeriğine dikkat edilmelidir. 

Kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur Nar, kan damarlarını korur, gençleştirir ve böylece kan dolaşımını iyileştirerek kalp ve damar sağlığını koruyabilmektedir. Narın kolesterol düşürücü etkisi de bulunmaktadır. Kolesterol ve yağ birikmesi, kalp hastalığının yaygın nedenlerinden biridir. Nar damarları tıkayan kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir. Aynı şekilde iyi kolesterolü yükseltebilir ve bu da felç ve kalp krizi riskini azaltır. 

Hafızayı güçlendirir İltihaplı rahatsızlıkları, diyabeti ve diğer sağlık sorunları olan kişilere fayda sağlayan nar suyu ayrıca hafızayı güçlendirmeye ve bilişsel işlevlerin fonksiyonlarını sürdürmesine katkı sağlar. 

İdrar yolları ve prostat kanserine karşı koruyucudur İyi bir antioksidan olan nar özellikle de nar suyu PSA seviyesini kontrol altında tutarken prostat kanserine karşı da koruyucu özellikler gösterir. 

Kan basıncını ve tansiyonu düzenlemeye yardım eder Narda bulunan antioksidanlar, atardamarların, kalbin ve beynin iyi çalışmasını sağlayan yüksek tansiyonun düşürülmesine yardımcı olabilir. Ayrıca her gün nar suyu içmek sistolik kan basıncını düşürmeye katkı sağlayabilir. 

Artrit semptomlarını azaltır Nar iltihabı ve oksidatif stresi azaltarak romatoid artrit komplikasyonlarını yönetmeye yardımcıdır. Yapılan araştırmalar nar çekirdeği ekstraktının kollajenin neden olduğu artritin başlangıcını ve görülme sıklığını azaltabileceğini göstermektedir. 

Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir Nar sindirim rahatsızlıklarına karşı da oldukça etkilidir. Güçlü anti-bakteriyel ve anti-viral etkisi, bağırsakların düzgün çalışmasına müdahale edebilecek tüm zararlı mikroorganizmaları ve diğer bakterileri ortadan kaldırır, ayrıca şişkinlik ve kabızlık problemlerini önleyerek sindirim sisteminin sağlıklı kalmasına yardımcı olmaktadır. 

Diş sağlığı açısından önemli bir meyvedir Ağız florası için de birçok faydası bulunmaktadır. Diş etlerinde oluşan enfeksiyonlara karşı etkilidir. 

Hormonal açıdan dengeleyici görevi görür Narda bulunan bitkisel hormonlar, özellikle kadınlarda hormonal sistem üzerinde dengeleyici bir etkiye sahiptir. Bu nedenle nar menopoz dönemi için kullanılabilir. 

Cildi güzelleştirir ve yaşlılık belirtileri azaltır Narın çekirdekleri de içerdikleri vitamin, mineraller ve antioksidanlarla cildin genç kalmasını ve güzelleşmesini sağlamaktadır. 

Narın zararları nelerdir? Nar alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Nar şeker oranı yüksek bir meyvedir. Şeker hastalarının bu meyveyi kontrollü bir şekilde tüketmeleri gerekmektedir. Nar hamile kadınlarda rahim kasılmasına neden olabildiği için tüketmeden önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Yüksek riskli hamile kadınlar ilk üç aylık dönemde nar tüketmesi önerilmemektedir. 

Nar suyunun faydaları nelerdir? Nar suyunun antioksidan etkisi yeşil çay ve yaban mersini gibi birçok besinden daha fazladır. Antioksidan etkisinin yanında polifenolik bileşiklerde içermektedir. Yapılan araştırmalar, nar suyunun kalp damar sağlığını koruduğunu, kan basıncını, kötü kolesterolü ve kan şekerini düşürdüğünü göstermiştir. İçeriğindeki C, A ve E vitaminleri sayesinde görme sağlığını da desteklemektedir. Nar suyundaki B ve C vitaminleri cildin sağlığına ve güzelliğine katkıda bulunur. Punisik asit, hücre yenilenmesi ve çoğalmasında rol oynar. Kolajen ve elastin üretiminde yer alan hücreleri korur. Cildin erken yaşlanmasını önleyebilir. 

Nar çekirdeği yağının faydaları nelerdir? Narın yüzde 10’unu çekirdekler oluşturmaktadır. Nar çekirdeği yağı çekirdeklerin soğuk preslenmesi yöntemiyle çıkarılmaktadır. Nar çekirdeği yağının da sağlığa çok faydalı etkileri vardır. Nar çekirdeği yağı, besleyici ve tıbbi özelliklerinden dolayı gıda, ilaç ve kozmetik endüstrilerinde fonksiyonel bir bileşen olarak kullanılmaktadır. Nar çekirdeği yağı fitosteroller içermektedir. Nar meyvesi birçok fenolik içerdiğinden nar çekirdeği yağı da aynı biyolojik özelliklere sahiptir. Nar çekirdeği yağının içerdiği antioksidanlar cildi dış etkenlerden koruyarak hücre yaşlanma sürecini yavaşlatır. Nar çekirdeği yağı cilde bol miktarda nem sağlar, cildin esnekliğini ve elastikiyetini geri kazandırır ve böylece gençleştirici ve kırışık azaltıcı bir etkiye sahiptir. Nar çekirdeği yağı tahriş olmuş ve iltihaplı cildi yatıştırır, kaşıntıyı giderir. 

Nar kabuğunun faydaları nelerdir? Narın kabuğu da nar taneleri kadar sağlığa faydalıdır. Nar kabuğu soğuk algınlığı, öksürük ve boğaz ağrısına iyi geliyor. Nar kabuğunda bulunan elagik asit cildin kurumasını etkili bir şekilde önler ve böylece cildi nemli tutarak cildin kurumasını önler. Yapılan çalışmalar elagalik asidin anti kanser özelliği olduğunu da göstermektedir. Nar kabuğundan veya nar tomurcuklarından elde edilen çay, özellikle menopoz döneminde kadınların şikayetlerine karşı da kullanılabilmektedir. 

Nar ekşisi ve nar sirkesinin faydaları nelerdir? Nar ve nar suyunun fermente edilmesiyle elde edilen ürünlerdir. Nar ekşisi nar suyunun koyulaştırılmasıyla yapılan ekşi bir sostur. Nar ekşisindeki antioksidan kapasitesi nar suyuna göre daha fazladır. Nar ekşisi sağlığa birçok faydası olan besin değerleri açısından zengin bir üründür. Kalp ve damar hastalıklarını, şeker hastalığını ve tümör oluşumunu önleyici özellikleri bulunur. Şeker katkılı olan nar ekşileri bu gruba girmemektedir. Yemek ve salatalara lezzet vermek için kullanılmaktadır. Nar sirkesi de yine antioksidanlar açısında zengin bir besindir. Antibakteriyel özelliği vardır ve kan şekerini dengelemektedir. 

Nar çiçeğinin faydaları nelerdir? Nar çiçeği de güçlü antioksidan etkilere sahip, antosiyaninleri ve organik asitleri içermektedir. Antimikrobiyal etkiye sahiptir ve geleneksel olarak diyabette, insülin direncini tedavi etmek için kullanılırlar. Nar çiçekleri kurutulduktan sonra sıcak ya da soğuk olarak çay şeklinde demlenebilmektedir.

Kaynak: Memorial

17 Kasım 2023 Cuma

Keten Tohumu


İlk olarak Mısır’da yetiştirilen ve dünyaya yayılan keten tohumu, son dönemlerde sağlıklı besinler arasında popülerliğini koruyor. İçeriğindeki besin bileşenleri sayesinde vücuda pek çok faydası olan keten tohumu, linaceae bitki ailesine bağlı keten bitkisinden geliyor. Tek gövdeli ve bir yıllık bir bitki olan keten bitkisinin, gri tonlu yeşil yaprakları, mavi çiçekleri bulunuyor. 1 yemek kaşığında 37 kalori olan ve yaklaşık 2 gram lif içeren keten tohumu Omega-3 yağ asitleri açısında zengin bir besin olarak biliniyor. Keten tohumlarının sindirimi zor olduğu için öğütülmüş olarak tüketilmesi gerekiyor.  

Besin Değerleri: Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre; 7 gram ağırlığında bir çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumunun besin değerleri şu şekildedir: 
*Enerji: 37.4 kalori 
*Protein: 1.28 g 
*Yağ: 2.95 g 
*Fosfor: 44.9 mg 
*Folat: 6.09 mikrogram (mcg) 
*Karbonhidrat: 2.02 g 
*Lif: 1.91 g 
*Kalsiyum: 17.8 mg 
*Magnezyum: 27.4 mg 
*Potasyum: 56.9 mg 
*Lutein ve Zeaksantin: 45.6 mcg

Keten Tohumu Faydaları Nelerdir? Omega-3 yağ asitleri, lif ve lignan gibi yararlı bileşiklere sahip olan keten tohumu, sindirim sağlığını iyileştirme, belirli kanser türlerine karşı destekleyici olma, kan şekeri düzeyini dengeleme, kan basıncını ve kolesterol düzeylerini düşürebilme gibi faydaları vardır. Diğer lif açısından zengin gıdalara oranla 800 kata kadar daha fazla lignana sahiptir. Antioksidan deposudur antioksidanlar açısından diğer besinlere oranla zengindir. Yağ asidi, Omega 3, ALA (alfa-linolenik asit), lif ve ligan içerdiğinden vücudun direncini artırarak hastalıklara karşı korunmasında önemli rol oynar. Omega-3 yağ asitleri bakımından zengindir. 
Keten tohumu, kalp sağlığı için önemli olan ve öncelikle bitkisel gıdalarda bulunan bir tür omega-3 yağ asidi olan mükemmel bir alfa-linolenik asit kaynağıdır. Lif kaynağıdır Dahası, keten tohumu, bağırsak sağlığını desteklemek ve bağırsak düzenliliğini iyileştirmek için bağırsaklarınızdaki bakteriler tarafından fermente edilen, çözünür ve çözünmez olmak üzere iki tür lif içerir. Çözünür lifler bağırsaklardaki suyu emer ve sindirimi yavaşlatır. Kolesterolü düşürmeye yardımcı olur Amerikan Kalp Derneği (AHA), kalp sağlığını korumak için daha fazla lif ve omega-3 içeren besin yemenizi önermektedir. 
Keten tohumu, içinde bulunan fitosteroller sayesinde bağırsaklardaki kolesterol emilimine yardımcı olur. Bu da kolesterolün düşürülmesinde etkili olduğunu gösterir. Ayrıca bazı bilimsel çalışmalarda da keten tohumu tüketmenin halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol seviyelerini düşürülmesine katkıda bulunarak vücudun yağları atmasına yardımcı olduğu ortaya çıkmıştır. 
 Keten tohumu kabızlığa iyi gelir. Keten tohumu kabızlık gibi günlük yaşamda pek çok insanın yaşadığı sorunu gidermeye yardımcı olur. 2 gram öğütülmüş keten tohumu 150 ml su ile iyice karıştırılıp, günde 2- 3 kez tüketilirse bağırsak rahatsızlığı konusunda etkili sonuçlar alınmaya başlanabilir. 
Tansiyon dengesini ayarlar Keten tohumu için 2016 yılında Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, keten tohumu tüketmek, hem sistolik (kalp kasıldığında kalpten damarlara doğru atılan kanın damar duvarında yaptığı basınç) hem de diastoliği (kalp gevşediğinde hala damar duvarında mevcut olan basınç) düşürmede etkili olmaktadır. 
Sindirim sistemini destekler Keten tohumların aynı zamanda doğal bir müshil görevi gördüğünden diyet planına eklenebilir ve bağırsaklarda hareket sıklığını artırarak sindirim sistemini desteklemede etkili rol oynar. 
Keten tohumlarını bütün halde tüketmek, lif içeren besinleri tüketmeye alışık olmayanlar için sindirim sorunlarını beraberinde getirebilir. Bu da şişkinlik, karın ağrısı ve mide bulantısına neden olur. Bu nedenle keten tohumunun küçük dozlarla tüketilmeye başlanması en doğrusu olacaktır. 
Kanser riskini azaltmaya yardım edebilir Keten tohumu bileşenindeki omega-3 yağ asitleri sayesinde ciddi kanser hücrelerinin çoğalmasının önlenerek, büyümesinin yavaşlamasına yardımcı olur. Çeşitli araştırmalar sonucunda keten tohumlarının meme, prostat, cilt, kolon ve akciğer kanseri gibi kanser türlerine karşı bağışıklığı desteklediği ortaya konmuştur. 
Kan şekerini dengeler Keten tohumu yüksek oranda lif içerdiğinden sindirilmesi uzun sürer ve kan dolaşımında şeker salınımını yavaşlatabilir. Çözünemeyen lifler ise lignan içerdiğinden kalp sağlığı için faydalı olarak kan şekeri dengesini sağlamada etkili olur. Araştırmalara göre günde 10-20 gram keten tohumu tüketimi kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olmaktadır. 
Cildi besleyerek cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcıdır Keten tohumu genel vücut sağlığına olumlu etkilerinin yanı sıra cilt sağlığına da iyi gelmektedir. Bileşeninde cildin sarkmasını önleyerek, sıkılaşmasını sağlayan lignan ve antioksidanlar bulunur. Bunların yanında cildi besleyerek nemlendiren yağ asitleri de keten tohumunun içerisinde yer alır. 
Tok tutucu olması diyet için kullanılabilir kılar Özellikle diyet listelerinde sık görülen bir besin kaynağı olan keten tohumunun içerisinde bulunan lifler su ile birleştiğinde jel kıvamına gelir. Bu da açlığı geciktirerek tokluk hissinin devam etmesini sağlar. Yapılan araştırmalarda günde 2 kaşık keten tohumu tüketen kişilerde bel çevresinde zayıflama ve kilo kaybı görüldüğü tespit edilmiştir. 

Keten Tohumu Nasıl Kullanılır? Keten tohumunu öğütülmüş olarak tüketmek sindirim açısında oldukça önemlidir. Keten tohumu toz halinde çeşitli tariflere eklenerek tüketilebilir. İşte keten tohumu tüketmenin yolları: Keten tohumu tozunu suya ya da yapacağınız faydalı içeceklere ekleyebilirsiniz. Yoğurdun içine karıştırarak, kurabiye, kek ya da ekmeklere pişirmeden önce ekleyerek tüketebilirsiniz. Et veya sebze köftesine keten tohumu ekleyerek sağlıklı bir şekilde yiyebilirsiniz. 

Keten Tohumu Tüketmenin Riskleri Var mıdır? Keten tohumunu tüketmeden önce mutlaka uzmana danışarak olası etkilerine karşı önlem almak gerekmektedir. Özellikle hamile ve emzirenler, kan sulandırıcı ilaç kullananlar, alerjen yapıya sahip olanlar keten tohumu tüketiminde dikkatli olmalıdır. 

Keten tohumu zayıflatır mı? Lifli yapısından dolayı tok tutucu özelliği bulunan keten tohumu, zayıflamak isteyenlere destek niteliğinde bir besindir. İnsülin direncini kırarak bel bölgesinde bulunan yağların erimesinde etkili rol oynar. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırarak sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi kolaylaştırır. Bu yüzden keten tohumunun kilo verme konusunda destekleyici bir niteliği bulunmaktadır. Zengin antioksidan yapısı sayesinde keten tohumu kilo vermek için vücudun verimliliğini artırır. 

Kaynak: Memorial

16 Kasım 2023 Perşembe

Cennet Hurması

Türkiye'de Trabzon hurması olarak da isimlendirilen cennet hurması, sonbahar mevsiminin en sevilen meyvelerinden biridir. Mineraller, antioksidanlar ve lif bakımından zengin bir meyvedir ve yağ içermediği gibi aynı zamanda sağlıklı ve doğal bir karbonhidrat kaynağıdır. 

BESİN DEĞERLERİ:
* Kalori 118
* Yağ 0,3 g
* Sodyum 1,7 mg
* Karbonhidrat 31 g
* Lif 6 g
* Şekerler 21 g
* Protein 1 g
* Potasyum 270 mg
* Beta Karoten 425 mcg

KALP SAĞLIĞI İÇİN FAYDALARI Cennet hurması, atardamarlarınızı sağlıklı tutmaya ve kalp hastalığı riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir. Zengin bir potasyum kaynağıdır ve bu mineral, damarların genişlemesine ve kan dolaşımını iyileştirmeye yardımcı olur. Damarların genişlemesiyle birlikte vücuttaki doku ve organlara kan akışının artmasıyla, kalbiniz daha az çalışacak ve bu da kalp sorunlarının oluşma riskini azaltacaktır. Ateroskleroz, arterlerin sertleşmesine bağlı olarak daralması anlamına gelir. Cennet hurması; antioksidan, mineraller ve lifler bakımından zengindir. Bu nedenle ateroskleroz sorunu yaşayan hastaların diyeti için uygun bir meyvedir. Ayrıca cennet hurmasının içeriğindeki flavonoid ve lifler, kolesterolün düşürülmesine ve inflamasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir ve böylece kalp sağlığını destekleyebilir. 

GÖZ SAĞLIĞI İÇİN FAYDALARI Cennet hurması gözlerinizi sağlıklı tutmanıza yardımcı olabilir. Günde bir adet cennet hurması tüketerek, günlük A vitamini ihtiyacınızın yarısından fazlasını karşılayabilirsiniz. Ayrıca kabuğu göz sağlığı için önemli olan lutein ve zeaksantin isimli antioksidanları içerir. Bu antioksidanlar, gözün arkasında ışığa duyarlı bir doku tabakası olan retinada yüksek miktarlarda bulunur. 

KAN DOLAŞIMINA FAYDALARI Cennet hurması, kan damarlarını genişleterek kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olur. Ek olarak yeni kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu tetikleyen bakır yönünden zengin bir meyvedir. Vücudunuzda yeterli seviyede bakır olmazsa organizma birçok temel besini sindirip kullanamaz. Ayrıca cennet hurması yemeniz; kan dolaşımınızı arttıran, kas tonusunuz, bilişsel işleviniz, enerji düzeyleriniz ve metabolizmanız üzerinde olumlu bir etki bırakan ek hemoglobin yapılmasına yardımcı olabilir. 

DİYABETİN ÖNLENMESİ VE KOMPLİKASYON RİSKİNİN AZALTILMASI Cennet hurması, diyabet hastalarının açlık isteğini gidermenin yanında kabuğundaki antidiyabetik ve antioksidan özelliklere sahip flavonoidler yardımıyla diyabet hastalarının kandaki şeker seviyesinin düzenlenmesine faydalı olabilir. Ancak çok fazla cennet hurması yemek, diyabet hastaları için riskli olabilir, bu nedenle diyabet hastaları için günde bir adetten fazla cennet hurması yenilmesi önerilmez. 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE FAYDALARI Cennet hurmasını diyetinize eklediğinizde bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcı olacaktır. Daha güçlü bir bağışıklık sistemi ile enfeksiyonlarla daha kolay başa çıkabilirsiniz. Cennet hurması, kanın pıhtılaşmasını sağlayan manganezin yanı sıra A ve C vitaminleri içerir. Bağışıklık sistemini güçlendirici özellikler, meyvenin içindeki vitaminlerden kaynaklanır. Meyvenin içeriğindeki vitaminler, beyaz kan hücrelerinin çoğalmasını tetikleyerek bağışıklık sisteminizin güçlenmesine ve böylece virus, bakteri ve mantar enfeksiyonları ile daha kolay savaşmanıza yardımcı olur. Günlük bir porsiyon cennet hurması tüketmeniz, askorbik asit yani C vitamini ihtiyacınızın %80’ini karşılamaya yeterli olur. Ayrıca cennet hurması, kanser ve inme (felç) dahil olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununun riskini azaltmaya yardımcı olan başka antioksidan bileşenlere de sahiptir. 

TANSİYONU DENGELER Yapılan bazı çalışmalar, Trabzon hurmasının içindeki tannik asit ve gallik asitin kalp hastalığı için önemli bir risk olan yüksek tansiyonu düşürmede etkili olabileceğini göstermiştir. Cennet hurması, kan damarlarını genişleten ve aynı zamanda kan basıncını düşüren başka organik bileşenler de içerir. 

METABOLİZMAYI İYİLEŞTİRİR Cennet hurması; folik asit, piridoksin ve tiamin gibi çeşitli B vitaminlerini içerdiğinden dolayı metabolizma için faydalıdır. Bu vitaminler, vücuttaki çeşitli metabolik fonksiyonları ve enzimatik süreçleri destekler. Diyetinize Trabzon hurması ilave etmek, metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olur. Metabolizmanızın hızlanması ile vücudunuzdaki enerji üretimi artar ve böylece bağışıklık sistemi de güçlenir. 

SİNDİRİM SİSTEMİNE FAYDALARI Cennet hurması, diğer tüm lif açısından zengin yiyecekler gibi sindirim sisteminiz için iyidir. Kabızlık sorunu yaşıyorsanız, cennet hurması yiyerek, kabızlık sorununuzun giderilmesine destek olabilirsiniz. Ayrıca karaciğer problemleri riskinin azaltılmasına da katkı sağlayabilir. Ek olarak yüksek lif içeriği sayesinde vücutta fazla su tutulmasını önlemeye de yardımcı olur. 

KİLO VERMENİZE YARDIMCI OLUR Cennet hurması, sağlıklı bir vücut ağırlığına sahip olmanız için farklı şekillerde fayda sağlar. Metabolizmayı hızlandırması sayesinde yediğiniz yiyeceklerden üretilen enerji artar. Böylece vücudunuzda depolanan yağ miktarı azalacaktır. Ayrıca hurmada yüksek miktarda lif olması kabızlık sorunlarını önleyip, su tutulmasını azalttığı için kilo vermenizi kolaylaştıracaktır. 

KANSER RİSKİNİ AZALTIR Cennet hurması, günümüzün en tehlikeli hastalıkları arasında olan kanser riskini azaltmak için faydalı bir meyvedir. Cennet hurması, pek çok kanser önleyici bileşik içerir ve bağışıklık sisteminin serbest radikallerle daha iyi mücadele etmesine destek olur. Serbest radikaller; sindirim ve solunum esnasında ortaya çıkan, tek başına dolaşan ve eksik elektronu olan atomlardır. Siz yaşlandıkça bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle serbest radikallerin miktarı artar ve kanser, alzheimer gibi hastalıklar oluşabilir. Cennet hurması; serbest radikalleri vücudunuzdan uzaklaştırmaya yardımcı olan bileşiklere sahiptir. 

İLTİHAPLANMAYI AZALTMAYA YARDIMCI OLUR Kalp sorunları, diyabet, kanser ve obezite gibi hastalıklar; kronik iltihaplanma ile bağlantılıdır. Anti-inflamatuar bileşikler açısından zengin gıdaları tüketmek, iltihabı azaltmaya ve bu hastalıkların oluşma riskini düşürmeye yardımcı olabilir. Cennet hurması, güçlü bir antioksidan olan C vitamini bakımından zengin bir meyvedir. C vitamini, serbest radikallerin hücrelere verdiği hasarı önlemeye ve vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur. Kuru Cennet Hurması Faydaları Kurutulmuş cennet hurması olgunlaşmış hurmaların güneşte kurutulmasıyla elde edilir. Kurutulmuş cennet hurması da olgunlaşmış hurmalar kadar faydalıdır. Lif açısından çok zengin olduğu için diyet listelerinde tercih edilen besinlerden biridir. Kış hastalıklarına karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Kuru cennet hurması; yüksek tansiyon, diyabet, kalp hastalıkları dahil birçok hastalık için faydalıdır. Cennet hurmasının birçok faydası olmakla birlikte, tüketiminde aşırıya kaçmamak önemlidir. Özellikle diyabet hastalarının tavsiye edilen miktardan daha fazla tüketmemesi, sağlık açısından dikkat edilmesi gereken bir unsurdur.

Kaynak: Medicalpark

8 Kasım 2023 Çarşamba

Balkabağı


Balkabağı, sonbahar aylarından itibaren tezgahlarda yerini almaya başlayan sağlıklı ve bir o kadar da lezzetli bir besindir. Tatlısından çorbasına, yemeğinden çekirdeğine kadar birçok formuyla çok yönlü olarak tüketilebilen balkabağı hem tatlı hem de tuzlu tatlarla çok iyi bir uyuma sahiptir. Lezzetinin yanı sıra balkabağının besin değeri de oldukça yüksektir. Doğada turuncu, sarı kırmızı renkler ile kendini gösteren A vitamini öncüllerini bol miktarda içermesi nedeniyle havuçla birlikte ikinci bir göz dostu olarak nitelendirilebilir. Tüm bu nedenlerden dolayı balkabağının özellikle de taze olarak bulunabildiği kış aylarında düzenli olarak tüketilmesi önerilir. 

Besin Değeri 
Balkabağı yediden yetmişe tüm sağlıklı bireylerin tüketebileceği oldukça değerli bir besindir. Düşük kalorili olması ile zayıflama diyetleri sırasında dahi tüketilebilirken çok zengin bir besin öğesi içeriğine sahip olması ile de dikkat çeker. 
Bir kase (250 gram) pişmiş halinde balkabağı yaklaşık olarak; 50 kkal enerji, 0,2 gram yağ, 2 gram protein, 12 gram karbonhidrat, 3 gram diyet lifi (posa) yer alır. Ayrıca bu miktarda balkabağı günlük vitamin ve mineral gereksinimlerinin de önemli bir kısmını karşılamanızı sağlar. 
Örnek olarak bir kase pişmiş balkabağı besin öğelerinin referans günlük alım değerlerine (RDI) göre; Günlük 
A vitamini gereksiniminin %245’ini, 
C vitamini gereksiniminin %19’unu, 
Potasyum gereksiniminin %16’sını, 
Bakır ve manganez mineralleri ile E ve B2 vitaminlerine olan gereksinimin %11’ini, 
Demir gereksiniminin %8’ini karşılayacak içeriğe sahiptir. 
Bunların yanı sıra balkabağı az miktarda da olsa magnezyum, folik asit, fosfor, çinko ve B grubu vitaminlerini içerir. 
Geniş ve zengin besin öğesi yelpazesine göre balkabağının kalorisine baktığınızda oldukça düşük kalorili olduğunu görebilirsiniz. Bunun nedeni balkabağının çok yüksek miktarda su içermesidir. %94’ü sudan oluşan balkabağı yüksek hacmine karşın vücuda çok düşük miktarda enerji sağladığından kilo kontrolüne de yardımcı olabilir. 

Faydaları Nelerdir? 
Balkabağı veya diğer adıyla kış kabağının faydaları saymakla bitmeyen çok değerli bir doğal besindir. Ülkemizde de çokça yetiştirilen balkabağının faydaları arasında şunlara yer verilebilir: 

GÖZ SAĞLIĞINI KORUMAYA YARDIMCIDIR Tıpkı havuçta olduğu gibi balkabağında da bol miktarda yer alan ve ona turuncu rengini veren beta-karoten, vücutta A vitaminine dönüştürülen bir öncül maddedir. Yalnızca fincan kadar balkabağı tüketerek bir günlük A vitamini ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. A vitamininin vücutta birçok önemli görev üstlense de en fazla göz sağlığı üzerindeki faydaları ile bilinir. Bu nedenle göz sağlığını ve özellikle de gözlerin düşük ışıkta net görebilme yeteneğini korumada balkabağının oldukça faydası olacaktır. 

KANSER RİSKİNİN AZALTILMASINA YARDIMCI OLABİLİR A vitamini ve bazı diğer antioksidan bileşenler içeren balkabağı vücutta oksidatif stresi azaltıcı görev üstlenir. Hücre zarlarının yapısını bozarak kanserleşmeye yol açan serbest radikalleri indirgeyip bu sayede oksidatif stresin azalmasını sağlayan balkabağı, kanserden korunmanıza yardımcı olabilir. Özellikle prostat kanseri ve akciğer kanserinden korunmada A vitamininin önemli etkileri keşfedilmiştir. Bu nedenle düzenli olarak balkabağı tüketerek kansere karşı korunurken bir adım öne geçebilirsiniz. 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR A, C ve E vitaminleri, folik asit ve demir mineralini içeren balkabağı içerdiği bu vitamin ve minerallerin etkileri sayesinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur. Bu etkisi sayesinde balkabağı tüketimi, enfeksiyon hastalıklarından ve kronik hastalıklardan korunmayı destekleyebilir. 

TANSİYONUN DENGELENMESİNE KATKIDA BULUNUR Balkabağında önemli miktarda yer alan bir diğer mineral türü de potasyumdur. Sodyum ile birlikte vücudun elektrolit dengesini sağlayan potasyum, sodyumun vücuttaki etkilerini dengeleyen karşıt bir göreve sahiptir. Sodyum tansiyonun yükselmesinden sorumlu mineral iken potasyum tansiyonun düşürülmesini sağlar. Bu nedenle özellikle de hipertansiyon hastalarında balkabağı gibi potasyum içeren doğal besinlerin tüketimi tansiyonun dengelenmesine katkıda bulunacaktır. 

KALP SAĞLIĞINI DESTEKLER Hem tansiyonun dengelenmesini sağlaması hem de lifli yapısı sayesinde balkabağı faydaları arasında yer alan bir diğer konu da kalp sağlığını desteklemesidir. Kış kabağı, yüksek tansiyonun kalp ve damar sağlığı üzerindeki uzun vadeli olumsuz etkileri ile mücadele ederken aynı zamanda lifli yapısı ile kolesterolün de dengelenmesine yardımcı olur. Bu sayede kardiyovasküler hastalıklardan korunmayı destekler. 

KİLO VERMENİZİ KOLAYLAŞTIRABİLİR Balkabağı, zayıflama sürecinde tüketilebilecek niteliklere sahip faydalı ve diyet dostu bir besindir. Yüksek hacmine rağmen çok düşük kalori içeriğine sahip olması öğünleriniz içerisinde balkabağına yer verebilmenize imkan tanır. Aynı zamanda yüksek lif içeriği ile kan şekerindeki dalgalanmaları azaltıp tok kalmanıza yardımcı olur. Bu sayede balkabağı tüketimi, kilo verme sürecinizi kolaylaştırabilir. 

CİLT SAĞLIĞININ İYİLEŞTİRİLMESİNİ SAĞLAYABİLİR Balkabağında yüksek miktarda yer alan beta-karoten, antioksidan etkisi sayesinde cilt sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Özellikle güneş ışınlarının zararlı etkilerine ve yaşlanmaya bağlı olarak gelişen cilt hasarlarının azaltılmasını sağlayan balkabağı, akne gibi cilt sorunları ile mücadelenizi de destekleyebilir. 

ÇEKİRDEĞİ İLE UYKU DÜZENİNİ İYİLEŞTİREBİLİR Halk arasında mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonin adlı kimyasal, kabak çekirdeğinin yapısında doğal olarak yer alan triptofan aminoasidinden üretilir. Serotonin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlarken aynı zamanda uyku düzeninizi korumanıza, uyku kalitenizi artırmanıza da yardımcı olur. Bu nedenle aşırıya kaçmadan kabak çekirdeği tüketmeniz, uyku sorunlarınızdan kurtulmanıza bir nebze de olsa yardımcı olabilir. 

Son olarak balkabağının çekirdekleri, halk arasında çok sevilerek tüketilen kabak çekirdeğini oluşturur. Kabak çekirdeği de kendi içerisinde sayısız faydaya sahip olan bir kuruyemiş türüdür. Özellikle sindirim sistemini düzenleyici etkisi nedeniyle kabızlık sorunu ile mücadelenizde tıpkı balkabağının kendisi gibi size yardımcı olabilir. Ancak yüksek yağ içeriği nedeniyle ölçülü olarak tüketilmesine dikkat edilmelidir. 
Balkabağı Vitamin Değerleri Vitamin ve mineral içeriği oldukça zengin olan balkabağı, her meyve ve sebze türünde olduğu gibi pişirme ile belirli oranlarda besin değeri kaybına uğrayabilir. Özellikle C vitamini ısıl işlemle birlikte en yüksek oranda hasar gören vitamin türünü oluşturur. Bu kayıplardan korunabilmek adına balkabağının çiğ haliyle tüketimi tercih edilebilse de oldukça lifli olan sert yapısından dolayı bu şekilde tüketmek mümkün olmayabilir. Bu nedenle balkabağı suyu tüketmeyi tercih edebilirsiniz. Balkabağı suyu faydaları balkabağının vitamin ve minerallerinden daha yüksek oranda yararlanmanızı sağlayabileceğinden yukarıdaki yararların tümünü fazlasıyla içerebilir. Katı meyve sıkacağı kullanarak veya mutfak robotu yardımıyla balkabağını içecek formunda hazırlayabilirsiniz. Ancak katı meyve sıkacağı kullanımı ile kabağın posasının ayrıştırılması halinde lif içeriğinden kaynaklı olumlu etkilerden faydalanmanız mümkün olmayacaktır. Herhangi bir sağlık sorununuz bulunmuyorsa balkabağının tüm bu faydalarından yararlanabilmek adına kış aylarında beslenme planınızda balkabağına düzenli olarak yer verebilirsiniz. Eğer herhangi bir hastalığınız var ise, özel bir diyet uygulamanız ya da ilaç kullanmanız gerekiyorsa balkabağı tüketimi konusunda hekiminize danışabilir, hekiminiz ve diyetisyeninizin önerileri doğrultusunda beslenme planınızı şekillendirebilirsiniz. 

Kaynak: Medicalpark