Translate

20 Ekim 2022 Perşembe

İncir















Sonbaharda son demlerini yaşayan taze incir antioksidan kaynağı olması, yüksek posa içeriği, zengin vitamin ve mineralleri sayesinde vücuda sayısız fayda sağlıyor. Faydaları saymakla bitmeyen incirden günde bir tane tüketerek bağışıklığınızı güçlendirebilir, tatlı isteğinizi bastırabilirsiniz. Bir lokması her derde deva: Taze incirin sağladığı inanılmaz faydalar! Günde bir tane incir yerseniz... vücudun bağışıklık sistemini güçlendirirken, diyet dostu olmasıyla da dikkat çeken taze incirin porsiyon kontrolüne özen gösterilmek kaydıyla mutlaka tüketilmesi gereken bir meyve.
“İnciri tüketirken porsiyon miktarını abartmamak gerekir. 1 adet orta boy taze incir bir porsiyon meyveye eşit olup yaklaşık 60 kalori içermektedir. 
Özellikle diyabet hastaları ve böbrek taşı olanların inciri dikkatli tüketmesi gerekir.

BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı koruma sağlamak için günlük beslenmenizde incire mutlaka yer verin. İncirin antioksidan özelliği serbest radikallere karşı koruyuculuk göstererek vücut direncini artırıyor. Özellikle mor renkli incirlerin antioksidan özelliği diğer incirlere kıyasla daha fazla olduğundan, günde bir adet mor incir tüketmeyi ihmal etmeyin. 

KALBİ KORUYOR İncir, kan basıncını dengelerken, aynı zamanda kandaki yağ seviyelerini iyileştirebiliyor. Bu da damar sağlığını iyileştirmeye ve kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı oluyor. Yüksek kan basıncına yol açan faktörlerden biri de, yüksek sodyum (işlenmiş gıda ve tuz tüketiminin yüksek olması) ve yeterli potasyum tüketmemenin (yetersiz sebze/meyve tüketimi) neden olduğu potasyum dengesizliğidir. İncir yüksek kan basıncını düzenleyen potasyumun iyi bir kaynağıdır. Aynı zamanda incirdeki yüksek posa seviyeleri, fazla sodyumun vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Diyabet, böbrek hastalıkları gibi kronik bir hastalığınız yok ise günde bir adet inciri düzenli tüketmenizde fayda var.

SİNDİRİMİ İYİLEŞTİRİYOR Yapılan çalışmalar düzenli incir tüketen kişilerde kabızlığın önemli ölçüde azaldığını gösteriyor. Yüksek oranda içerdiği çözünür ve çözünmez posa sayesinde kabızlığı önlemek için beslenme tedavisinde kullanılabilen incir aynı zamanda bağırsaklarda bulunan iyi bakterileri zenginleştiren prebiyotik içeriğiyle sindirim sağlığını desteklemeye yardımcı oluyor. 

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİYOR İncir kemik yoğunluğu için büyük önem taşıyan kalsiyum, fosfor ve magnezyum açısından zengin bir kaynak. Taze incir yüksek potasyum içeriği sayesinde yüksek tuz içeren diyetlerin neden olduğu kalsiyum atılımını engeller; bu sayede kalsiyumun kemiklerde tutulmasına yardımcı olur ve sonuç olarak osteoporoz riskini azaltabilir. 

AĞIRIK KONTROLÜNE DESTEK OLUYOR Yüksek posa içeriği sayesinde bağırsakları çalıştıran taze incir, yüksek posa içeriği ile doygunluk hissini artırarak iştah kontrolü sağlamaya destek oluyor. Bu yönden zayıflama diyetlerinde veya vücut ağırlığı kontrolünde porsiyon miktarına dikkat edilerek tüketilebiliyor.

TATLI İSTEĞİNİ KARŞILIYOR Tatlı krizlerinde enerji değeri yüksek şekerli tatlılar yerine doğal meyve şekeri içeren inciri tercih edebilirsiniz. Ancak inciri tek başına tüketmek kan şekerini hızla yükselterek sonrasında daha çok yeme isteği oluşturabildiğinden ara öğünde tercih edeceğiniz inciri yoğurt, süt, kefir ve sert kabuklu yemişler (ceviz, fındık vb) gibi protein kaynaklarıyla beraber üzerine tarçın serperek tüketin. Her besinde olduğu gibi incirin de fazla tüketiminin vücutta yağa dönüşeceğini unutmamak gerekiyor.

Oltu Taşı


























Oltu Taşı (Sabır Taşı), içerdiği mineral ve elementlerle güç dengesini sağlar. Nötrleşme özelliğinden dolayı vücuttaki negatif elektriği nötr hale getirir. Kehribar ile kullanıldığında çok faydalı olabilir. Bunun yanında özellikle gerginlik giderici ve sabır verici şifalı bir etkiye de sahiptir. 

Oltu taşı bir tür linyit olan kadifemsi siyah renkli bir değerli taştır. Bu doğal taş İngiltere’de Neolitik döneme beri kişisel süsleme için boncuk haline getirilerek çeşitli takı ve aksesuarlarda kullanılmıştır. Romalılar yüzük, saç süsleme, kolye ve diğer takı formları için Oltu Taşını kullanmışlardır. Romalılar oltu taşını ayrıca takanı korumak için muskalarda sıklıkla kullanılan sihirli bir değerli taş olarak görüyorlardı. 
Günümüzde Oltu taşı hala pek çok takı ve aksesuarın yapımında kullanılmaktadır. Özellikle Oltu taşı tesbih çok popüler bir aksesuardır. Oltu taşının tesbih yapımında kullanılmasındaki en büyük etkenlerden biri gerginliği alması ve sabır verici bir özelliğe sahip olduğuna inanılmasıdır. 

Özellikleri ve Faydaları
Kullanıcının olumsuz davranış kalıplarını kırmasına yardımcı olduğuna inanılır. 
İyi bir şans taşı olarak bilinmektedir. 
Kişinin topraklanmasıyla ilişkili kök çakrayı etkilemektedir. 
Gerginliği alır. 
Kişiye sabır verir. 
Çevredeki ve kişideki negatif enerjiyi çeker ve nötr hale getirir. 

Doğal taşların titreşim ve frekanslara sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle vücudumuzda bazı etkilere yol açtığı söylenmektedir. Taşların özelliklerinin bilimsel kesinliği yoktur. 

Oltu Taşı Nasıl Temizlenir
Yapılan temizlik, taşın enerjisini düzenler. Doğal taşların temizliği de doğal yollarla yapılır. Bu temizlikte dört element kullanılır.  
Akan su ile temizleme: sert taşları akan suyun altında 4-5 dakika kadar yıkayarak temizleyebilirsiniz. 
Deniz suyu ya da tuzlu suda bekletme: sert taşları 10 dakika kadar deniz suyu ya da tuzlu suda bekleterek temizleyebilirsiniz. 
Toprağa gömerek temizleme: taşınızı 24 saat boyunca açık alanda ya da bir saksıda toprağa gömerek temizleyebilirsiniz. Topraktan çıkardığınız taşı üstündeki tozu atmak için suya tutabilirsiniz. 
Tütsü ile temizleme: sertlik derecesi düşük taşlarınızı yaktığınız tütsünün yanına koyarak temizleyebilirsiniz. 
Mum ışığı ile temizleme: sertlik derecesi düşük taşlarınızı yaktığınız mumların yanına koyarak temizleyebilirsiniz. 
Tuz lambası ile temizleme: tüm taşlarınızın enerjisini tuz lambanızın çevresine yerleştirerek temizleyebilirsiniz.

19 Ekim 2022 Çarşamba

Kaplan Gözü Taşı


















Kaplan Gözü Taşı / Tiger Eye (Kuvvet Taş) gizemli ve güçlü, korkulan ve saygı gösterilen antik bir tılsımdır. ‘Her şeyi bilen ve gören göz’ olarak da bilinir, kullanan kişiye her şeyi gözlemleme gücünü verdiği düşünülür. İlahi heykellerin gözleri için kullanılmak üzere, kutsal bir görüşe sahip olacakları inanılarak Mısırlılar kaplan gözü taşı kullanmıştır. Kaplan gözü taşı cesaret, bütünlük ve gücün doğru kullanımının bir simgesiydi. Romalı askerler savaşlarda cesur kalabilmek ve düşman silahlarını saptırmak için kaplan gözü taşı taşırdı. Bunların dışında, tarih boyunca refah ve iyi şans taşı olmakla birlikte, kişinin sahip olduğu serveti koruyan ve dışarıdan gelen tehditleri geri yansıtan bir taş olduğuna inanıldı. 


Özellikleri 
Kişinin ‘gözlerini’ açtığına ve yaşadıklarının sebep ve sonuçlarını daha iyi anlamasına yardımcı olduğu düşünülür. 
Kişinin hayatında yapması gereken değişiklikleri desteklediğine, iradeyi güçlendirdiğine ve amaçlarını anlamasına yardımcı olduğuna da inanılır. 
Kişinin yaratıcılığına ilham olacağı, yeteneklerini kullanmasına yardım edeceği, servet kazanmasına ve bu servetini elinde tutabilmesi için gereken seçimleri vermesine yardımcı olacağı düşünülür. 
Aile içi gerilimleri sakinleştirmesi ve zıt görüşlerin yaşandığı ilişkilerde sıkıntıları yatıştırmasını sağladığı düşüncesiyle göze çarpan bir taştır. Farklı görüşleri, dinleri veya hayata bakış açıları olan insanlar arasında uyumu teşvik etmeye çalıştığı, tarafların ortak bir noktada buluşmasına yol gösterdiği düşünülür. 
Düzenli bir para kazancı ve iyi şans kaynağı olarak kaplan gözü taşının kullanılmasını faydalı görenler vardır. 
İş hayatına ilk defa atılacak insanlar için ideal bir seçim olduğu; ayrıca kariyerinde değişiklik yapmak için yeni yetenekler ve bilgiler kazanmak isteyen insanlar için de kullanılır olduğu düşünülmektedir. 

Faydaları 
Kaplan gözü taşının sağladığı düşünülen fiziksel faydaları şunlardır: 
Kan sağlığını iyileştirme Güç ve direnci geliştirme 
Endokrin sistemini güçlendirme 
Hormonların dengesini sağlama 
Depresyonu yitirmeye yardımcı olma 
Kâbus görmeyi engelleme 
Astım ataklarını rahatlatma 
Kan şekerini düşürme 

Kaplan gözü taşının sağladığı düşünülen manevi faydaları şunlardır: 
Karışık duygu, düşünce ve hisleri birleştirip çözümleme 
Duygusal krizleri dengeleme 
Odaklanma ve kararlılığa destek 
Amaçsız ve boşlukta hissedenlere yardımcı olma 
Gelecek için umut ve güven verme 
İkilemleri çözüme ulaştırma 
Kişinin ihtiyaçlarını anlamasını sağlama 
Bağımlı kişilerin bağımlılıklarından kurtulmasına yol gösterme 
İradeyi güçlendirip pozitif değişikliklere yol açma

Akik Taşı

















Akik taşı, Kuvars ailesine ait bir mineral olan çizgili Kalkedon çeşitlerine verilen isimdir. Adı, Sicilya’daki Acate nehrinden, akik taşlarının ilk bulunduğu yerden gelir. Genelde çizgili veya katmanlı, bazı çeşitlerinde ise ‘göz’ desenleri veya renk benekleri bulunur. Bazılarında fosil kalıntıları bulunabilmektedir. Dünya gökkuşağı lakabını taşıyan iç içe çizgileri, dünyanın neredeyse tüm renklerinden oluşabilir. Ayrıca renksiz hali de mevcuttur. 
Cilalı Taş devrindeki insanların kalıntılarından keşfedilen akik taşı, Babil’e kadar uzanan bir dönemde şifa tılsımı ve süs olarak kullanılıyordu. Tıbbi kullanımları antik Mısır ve Yunan uygarlıkları boyunca devam etti ve Afrika ile Orta-Doğu’nun beraberinde Rusya’ya yayıldı. Akik taşı, 15. ve 19. yüzyıllar arasında Almanya’da gelişen, günümüzde de bulunan ve dünyaca ünlenen bir taşçılık ve cilalama endüstrisi oluşturdu. 
Metafiziksel açıdan akik taşı, diğer taşlara kıyasla daha az yoğundur ve daha düşük seviyede titreşimlere sahiptir. İtibarı ise kişinin etkileyiciliğini güçlendirip dengelediğinin düşünülmesinden gelir. Akik taşındaki katmanlı ve mikroskopik kuvars çizgileri hassas görünebilir, fakat oldukça sağlamlardır. 
Akik taşının duygusal, fiziksel ve entelektüel enerjileri dengelemekte mükemmel olduğuna, ayrıca evrenin pozitif ve negatif enerjileri olan yin yangın ahengini sağladığına inanılır. Doğal taşların titreşim ve frekanslara sahip olduğu bilinmektedir. Bu nedenle vücudumuzda bazı etkilere yol açtığı söylenmektedir. Taşların özelliklerinin bilimsel kesinliği yoktur. 


Özellikleri Akik taşı genelde magmatik taşların oyuklarındaki yeraltı sularının silika/çakmaktaşı depolarından oluşur. Oyukların merkez katmanlarında veya oyuğun dip noktasından yukarı doğru olan dikey katmanlarında Akik depolanır. Bu yapılar çoğu akik taşının karakteristik özelliği çizgili desenlerini oluşturur. 
Akik taşı binlerce yıldır değerli taş olarak kullanılmaktadır. Yüzük, küpe, kolye ve başka bijuteri çeşitlerinde çok popülerdir. Boncuk, küçük heykeller ve kitap tutucuları tarzı kullanışlı objelerin yapımında da kullanılır. Akik taşı, tamburlanmış taş üretiminde kullanılan en popüler pürüzlü taş türüdür. Genel olarak ucuzdur ve tamburlaması kolaydır. 

Faydaları 
İç denge, sakinlik ve olgunluk sağladığına inanılır. 
Koruyucu özellikleriyle insanı özgüvenle doldurduğu düşünülür. 
Hamilelik zamanında annelerin kullanmasında fayda olduğu da düşünülmektedir. 
İhtiyacımız olmayan şeylere duyduğumuz şiddetli arzuyu bastırdığı, bunun yanı sıra çok işte çalışan insanlara ve sorumluluğu bol kişilere yardımcı olduğu düşünülmektedir. 
Evlilikte sadakati desteklediğine de inanılır. 

Fiziksel faydalarını sıralayacak olursak; Karnın üzerine konulduğunda sindirim sistemini desteklediğine ve gastritin rahatlamasına yardımcı olduğuna, Cilt problemlerinde ve böcek ısırıklarının iyileşmesinde yararlı olduğuna, 
Göğüs bölgesine konulduğunda kalp ve kan damarlarına, ayrıca kalp kaslarına faydalı olduğuna, 
Alına konulduğunda ateş geçirebildiğine inanılır. 
Duygusal faydalarını sıralayacak olursak; Gerçekçi ve pragmatik düşündürdüğüne, 
Düz desenli akik taşlarının huzura katkıda bulunduğuna, 
Sıradışı desenli akik taşlarının önemli seçimlerin yapılmasını sağladığına, Öz analiz yapılmasını ve kendini sevmeyi teşvik ettiğine inanılır. 

Temizliği Taşınızı aldığınızda kullanım öncesinde ve aralıklı olarak temizlemeniz önerilir. Yapılan temizlik, taşın enerjisini düzenler. Doğal taşların temizliği de doğal yollarla yapılır. Bu temizlikte dört element kullanılır. Takı ve objelerinizi taşınızın sertlik düzeyine göre aşağıdaki yöntemlerle temizleyebilirsiniz: 
Akan su ile temizleme: sert taşları akan suyun altında 4-5 dakika kadar yıkayarak temizleyebilirsiniz.
Deniz suyu ya da tuzlu suda bekletme: sert taşları 10 dakika kadar deniz suyu ya da tuzlu suda bekleterek temizleyebilirsiniz. 
Toprağa gömerek temizleme: taşınızı 24 saat boyunca açık alanda ya da bir saksıda toprağa gömerek temizleyebilirsiniz. Topraktan çıkardığınız taşı üstündeki tozu atmak için suya tutabilirsiniz. Tütsü ile temizleme: sertlik derecesi düşük taşlarınızı yaktığınız tütsünün yanına koyarak temizleyebilirsiniz. 
Mum ışığı ile temizleme: sertlik derecesi düşük taşlarınızı yaktığınız mumların yanına koyarak temizleyebilirsiniz.

Nar Kabuğu

 
















Grip gibi hastalıklardan korunmak ve kışın vücut direncinizi artırmak istiyorsanız nar kabuklarını kesinlikle atmamanız gerekiyor. 
İbrahim Saraçoğlu Nar kabuklarıyla yapılan çayın soğuk algınlığına ve virüslere karşı koruma sağladığını belirtti. 

NAR KABUĞU ÇAYI NASIL YAPILIR? 
Bir cezveye suyu koyun su kaynarken nar kabuklarını ve karabaşı ufalayarak atın. 8 dakika kaynadıktan sonra süzüp içiniz Günde 1 ya da 2 bardak tüketin. 

NAR KABUĞUNUN FAYDALARI:
Nar kabuğu içerisinde yüksek oranda antioksidan bulunur. Bu da düzenli tüketim ile birlikte vücutta biriken toksinlerin atılmasında yardımcı olur. Alkol, sigara gibi sağlığa zararlı maddelerin insan vücudunda yarattığı olumsuz etkilerin de azaltılmasında yardımcı olur. Karaciğerin temizlenmesinde yardımcıdır. İshalin durmasında etkilidir. Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur. Kan dolaşımının hızlanmasını sağlar. Tansiyonun düşürülmesinde etkilidir. Kalp krizi riskini azaltır. Diş eti iltihaplarını iyileştirmede yardımcıdır. Cildi yeniler. Işıltı kazanmasına yardımcı olur. Gribal hastalıklara iyi gelir. Bağışıklık sisteminde koruyucu bir duvar görevi görür. Deride meydana gelen yanıklarda, kesiklerde yada böcek ısırıklarında tedavi amaçlı kullanılır. Saç derisini besler, kepek oluşumunun önüne geçer ve saça ışıltı katar. Kan değerlerinin yükselmesinde yardımcıdır. Enerji verici özelliğe sahiptir. Eklemlerde ve kaslarda meydana gelen ağrıların azalmasında yardımcıdır.